Çiçek Açmış Ihlamur Ağacının Dalları

Yıllardır websitem için wordpress kullanıyordum. İlk tanışmam 2006 yıllarına kadar gider. Oldukça da memmunum. Başka bir websitemde hala kullanıyorum. Bugün web’in geldiği noktada çok önemli bir yer tutuyor. Ama son bir kaç yıldır yapay zekanın çıkması, blogculuğun can çekişmesi benim gibi kişiler için eski önemini giderek yitirmeye başladı. Özellikle toplum genelinin uzun yazılar yazmaması/okumaması “microblog”, “video” ve “görsel içerik” platformlarının yaygınlaşması bu değerli içerikleri arka plana itti. Benim için kişisel platformlar çok çok daha değerli orası ayrı, ama genelde insanlar kalabalık yerlerde olmayı tercih ediyor. Bu da gerçeğin ta kendisi.

Artık eskisi gibi yazmayan ben, bağımsız ve olabildiğince hafif bir sistem için göz ucuyla araştırma yapıyordum. Bu vesile ile son bir kaç aydır Hugo ile tanıştım. Statik website oluşturucu. Veritabanı, karmaşık kodlar, eklentiler, kodlardaki açıklardan oluşan güvenlik endişeri olmadan basit bir sistem. Basit dediğime bakmayın. Evde raspberry pi üzerinde (yapay zekanın da yardımıyla) ‘biraz’ uğraştım. Sonunda basit de olsa bir şeyler yapmayı beceerdim.

Bir çok özellik ve istediğim şey henüz yok. Mesela site içi bir arama özelliği bulunmuyor. Tasarımla ilgili başka planlarım ama uğraşacak zamanım yok. Eğer her şey yolunda giderse önümüzde aylarda/senelerde yeni özelliklerde eklemeye çalışacağım. Eski bağlantıları olabildiğince yönlendirmeye çalıştım ama farklı kaynak ve sistemlerdeki bağlantılar için kurallar oluşturmak neredeyse imkansız. Zaten siteyi çok ziyaret edende yok. Edenlerde bu külfetlere katlanmak zorunda kalacak.

Sözün özü eski içeriklerimi bu yeni sisteme taşıdım. Şimdilik bir kaç bölüm (blog, galeri, microblog, podcast) altında bazı içerikler taşıdım. Sosyal medya hesaplarımı uzun zamandır kullanmıyordum zaten. Oradaki içeriklerimi de zamanla buraya taşımaya karar verdim. Dijital distopyaya doğru olanca hızıyla ilerlerken kendimi bir miktar daha arındırma çalışmaları da diyebiliriz. Eğer yeterince uzun yaşarsam, belki 20 sene sonra geri dönüp baktığımda nostaljik bir şeylere tek çatı altında bakmak için iyi olabilir. O zaman tüm bunların önemi olur mu, bilmiyorum. Genelde saçma ve gereksiz işlerle uğraştığım için büyük ihtimalle olmaz. Ama yine de denemeye değer.

Bu yazıyı yazdığım zamanlarda ıhlamurlar olmuştu. En sevidğim kokulardan ve içeceklerden biri. O yüzden omerify.com 2.0 sürümüne “Ihlamur” sürümü adını verdim.

Hayırlara vesile olması duasıyla.

Ömer