Kayıtlar

Eski Türkçe Sözlük

Resim
Eski Türkçe Sözlük Gitmek istediğiniz kelimenin baş harfine tıklayın. A | B | C, Ç | D | E | F | G | H | I, İ | J | K | L | M | N | O, Ö | P | R | S, Ş | T | U, Ü | V | Y | Z Eski Türkçe ve Osmanlıca kelimelerin ve anlamlarının bulunduğu web sayfası. Kendim için çeşitli kitaplardan derlediğim kelimeleri olabildiğince basit bir şekilde herkesin kullanımına açmak için oluşturulmuştur. Lütfen hata, eksik, tavsiye vs. için anasayfadaki iletişim bilgilerini kullanın. A Âbâd : Ma'mur, bayındır. Acz-ü fakr : Güçsüzlük ve yoksulluk. A'da : Düşman. Adavet : Düşmanlık. Adem-i memnuniyet : Memnun olmamak. Adl-ü salâh : Adalet ve doğruluk. Adüvullah : Allah'ın düşmanı. Agah : Haberdar, kalbi uyanık. Ağniya : Zenginler Ağyar : Gayrılar, yabancılar, düşman. Ahkam : Hükümler, kanunlar, nizamlar. Ahlâk-ı seyyie : Kötü ahlâk. Ahsen : Pek güzel. Alâmet-i fârika : Ayırıcı işaret, damga. Âlem-i ervah : Ruhlar âlemi. Ân-ı vâhid : Bir anda. Âr

Marifetname'den Seğirmeler ve Anlamları

Resim
Erzurumlu İbrahim Hakkı ’nın Marifetname adlı eserinden vücut seğirmelerinin anlamları ve işaretleri hakkında bilgi. Baştan ayağa kadar genel uzuvların seyirmelerini haber verir. Hepimizin başına gelen ve hatta bazen günlerce sürebilen seğirmeler vücudumuzun çeşitli yerlerinde olabiliyor. Hiç merak ettiniz mi anlamları ne olabilir. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri’nin (Kuddise sirruhu) büyük eseri Marifetname adlı eserinden alınan aşağıdaki bilgiler her zaman lazım olabilir. Bu vesile ile Allah (celle celalühü) rızası için Ruhuna bir Fatiha-ı Şerif’i çok görmeyelim dostlar. Vücut Seğirmelerinin Anlamları, İşaretleri Başın üst kısmının seğirmesi: İyi bir makam ve mevkiden haber verir. Başın ön tarafının seğirmesi: İyi bir devlet bulmaya işarettir. Başın yan tarafının seğirmesi: Sağı ve solu hayırlı eyler. Alnın seğirmesi: Sağda ise eğlence — Solda ise habere işarettir. Kaşın seğirmesinden: Sağ ve sol her yer dostlukla dolar. Kaşın ortası seğirirse: Sağı zevk — solu kederdir. Di

Eski Turk Ahlaki

Resim
İnternette karşılaştığım bir yazıda eskiden Türk’lerin yaşam biçimi, ahlakı, hakkında söylenenler ile ilgili çarpıcı bir yazıya denk geldim. Herkesin mutlaka okuması gereken ve ecdadımızın ahlakı ile ilgili önemli detayları paylaşmak istedim. Yazıda çeşitli yazarların Türkler ve Osmanlı yaşam tarzı ve ahlakı hakkında yazdıklarını da bulabilirsiniz. TÜRK AHLAKI “Türklerden daha faziletli bir toplum görmedim. Oyuna ve eğlenceye vakitleri yoktur. (…) Yemeklerini çabuk ve konuşmaksızın yerler. Yemek isteyen kim varsa; tanıdık, yabancı ayrılmaz, sofraya çağrılır. (…) Askerler dahil şehirde silah taşımak yasaktır. Düello bilmezler; dövüşmeyi medenî terbiyeden mahrumiyet sayarlar. Arada kavga edenler çıkar; fakat kavgayı devam ettirmeleri mümkün değildir; ilk görenler derhal müdahale edip sustururlar. Zaten şehirlerde büyük sükunet vardır. Kumar ve içkinin dinlerinde yasak olması kavga çıkmamasının sebeplerindendir. Ama içki içen, esrar çeken Türklere tesadüf edilir; çoğu sosyal durumlarını b

Kelimelerin şeklinden şeklin tekamülü

Resim
Konfüçyus’a sormuşlar; Bir ülkenin başına geçsen yapacağın ilk iş nedir? Konfüçyus şöle cevap vermiş: İlk yapacağım iş o ülkenin lisanını, edebiyatı düzeltmektir. Kelimeler gerçekten bu kadar önemli mi bilmiyorum ama, bazen kelimelerin şeklini değiştirince yeni manalar ortaya çıkabiliyor. Geçen gün, “ benim algıladığım dünya ” şeklinde cümleye başlarken bir şimşek çaktı. Benim dünyamdan, benim algıladığım dünyaya. Benim algıladığım dünya : içinde belirsizlikleri olan, bana özgü, her şeyi kapsaması mümkün olmayan dolayısıyla her şeyi bilemeyen, bazılarının tarafı, bazılarının karşıtı (dolayısıyla ayırıcı), bazen mutlu, bazen kahırlı ve binlerce çeşitli ben özelliklerinin bir manasını çağrıştırdı. Sadece bana özel olan benim algıladığım dünyada başka kimse olmamasına rağmen, başka bir çok insanın etkisi vardı. Öğretmenlerim, ailem, arkadaşlarım hepsi bir şekilde benim algıladığım dünyayı ister istemez şekillendirdiler ama benim algıladığım dünyada sadece ben vardım ve mutlak manada sadec

Bu bir rüya mı?

Resim
Bazı bakış açılarına göre yaşadığımız hayat bir rüya olsa da, hani derler ya: bu kadar da olmaz! dedirten günler yaşıyoruz. Dünya’nın her tarafında tarih yazılıyor. Bölünen, parçalanan, çoğalan ülkeler, internette sosyal medya önünde başlatılan hareketler, ne idüğü belli olmayan uzmanlar ve daha niceleri. Hepsi tam coğrafyamızın göbeğinde cereyan ediyor. Son 1 haftadır gazete ve haberleri ( yerli, yabancı ) ciddi bir şekilde takip ediyorum ve şu an çıldırmama az kaldı ! Siyasetçiler nasıl dayanıyor hiç anlayamıyorum. Herkes hesaplar peşinde, kafamız da 40 tilki sevişiyor, para, şan şöhret, ev, araba için kıçımızı yırtıyoruz.. ( Ben de dahil tanıdığım herkes ) Nereye gidiyoruz? Eğer bu bir “rüya” ise; uyanmamız gerek ve insanlığın içinde bulunduğu ahlaki, vicdani, zihinsel buhranın içinden uyanmalı.Yok… Eğer bu bir rüya değilse; SIÇTIK! Kimin “ AK ” kimin “ KARA ” olduğunu anlamamızın mümkün gözükmediği günlerde; Gelmiş en üstün insan Allah Resulu Hz. Muhammed (S.A.V) kıyamete yaklaşt

Ben aptal! mıyım?

Resim
Zeki olmak bir ayrıcalık mı? Mantık ve akıl bize doğru yolu gösterir mi? Bazen bu soruların cevaplarının “ Hayır ” olması “ Evet ” olmasından daha mantıklı geliyor. Hayatta başarıyı elde etmenin yolu aslında çok basit. Sırasıyla hayal kurmak, dua etmek ve istemek, çok çalışmak, kendine güven ve sabır . Gerisi sadece ayrıntı (planlama, olumlu tutum, iyi ekip, vs ). Benim aklımı karıştıran şey ise; günümüzde başarının nasıl tanımlandığı ve bu başarı için yaptıklarımız. Ve yaptıklarımızın yaşadığımız çevre ile fazla değil yüz yıl öncesine kadar olan çevreye göre ne kadar doğal olduğunu sorgulamak. Düşünsenize bir asır öncesine kadar doğal olarak yaşayan insanlar vardı. Bu güne göre hemen hemen hiç teknoloji yok ve bugün köylerde yaşayan insanlardan daha doğal bir yaşam şehirlerin merkezlerinde yaşanıyordu. Bu süreçten benim çıkardığım sonuç ise şehirleşmenin bizim kanımıza soktuğu ve bizi günden güne zehirleyen NORMALLEŞME sendromu. Çevremizle uyumlu yaşamaya çabalayan sosyal varlıklar

Sessiz sinema film isimleri

Resim
Her ne kadar bu sene mayıstan önce güneşin yüzünü göremeyeceğimizi söyleselerde eninde sonunda gelecek olan Yaz mevsiminin vazgeçilmez oyunlarında biri “ Sessiz Sinema ” oyununda film isimleri bulamayanlar için bu sene filmleri araştırdım ve iyilerini buraya eklemeye çalıştım. Kazanmak güzel olsada, bu oyun için eğlence öncelik içerdiğinden, özellikle eğlenceli film isimlerini seçmeye özen gösterdim. Burada yazan filmlere ayrıca mobil cihazınızla çardakta, bahçede, kumsalda ve telefonunuzun çekeceği her yerden ulaşmak için ziyaret edebilirsiniz. Hatta bazı bilinmeyen kelimelerin anlamlarını bile ekledim. Bol Eğlenceler… ! Sessiz Sinema Oyunu için Film İsimleri vadim o kadar yeşildi ki-en karpuz kabuğundan gemiler yapmak-tr vadideki zambak-en rezervuar köpekleri-en gazap üzümleri-en pirestij-en aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni-tr bir rüya icin agit-en Badem Şekeri-tr Bazıları Dayak Sever-tr Makber-tr (mezar) Mukadderat-tr Mürebbiye(kadın çocuk bakıcısı, eğitmen, dadı)-tr Şıpsevdi-en

İnternet Keşmekeşi

Resim
03 Nisan günü yani dün gece yapılan @okanbayulgen ’in programı Muhabbet kralında genel olarak internet, internetin gençliğe etkisi ve yeni medya düzenine internetin etkisi konuşuldu. Belirtmem gerekir ki, zaman zaman KingoDisco programını seyretsem de, uykusuz kalmak pahasına Muhabbet Kralı’nı tercih ediyorum. İnternette yer etmiş kişilerle birlikte her zaman ki gibi akademik şahsiyetlerinde yer aldığı programda alışılageldik medyada alışılmamış bir şekilde Türkiye’yi ilgilendiren konular konuşulduğu kanaatimdeyim. Hatta izlerken elimin altındaki ajandamı karalarken notlar almışım farkında olmadan. Konuşulan konulardan bazı başlıklar: Justin Bieber (?) Enformasyon toplumu yeni nesil İnternet ve televizyonun yayıncılık açısından değerlendirilmesi Trendlerin her an değişebildiği ve bu trendleri internet sayesinde herkesin belirleyebilme şansı olması. Kişisel bilgi ve tecrübe paylaşımının artık daha kabul edilebilir ve güvenilebilir olduğu Televizyonun hantallığı, internetin işlevselliği

Yeni medya düzeni ve sosyal medya

Resim
“ Yeni Medya Düzeni ” söylemi özellikle son zamanlarda oldukça fazla kulak aşinalığı edindiğimiz ve internetin içinde yaşayan gençliğin kelime dağarcığına yerleşen bir olgu haline geldi. Haberin kaynağını direkt olarak takip etme imkanı olanların kendi internet yayınlama araçları ile anında bloglar, sözlükler ve paylaşım siteleri (Facebook, twitter) sayesinde kolayca insanlara ulaştıracağı yeni mecralar açıyor. Mobil iletişim araçlarının yaygınlaşması, kelimenin tam anlamıyla eş zamanlı olarak paylaşılmasını sağlıyor. Çoğu zaman yalan, dedikodu ve dezenformasyona maruz kalmasına rağmen tercih edilen bilgi kaynağı olması önlenemeyecek gibi gözüküyor. Cüneyt Özdemir’in başını çektiği dipnot.tv haber sitesi, yine Cüneyt Özdemir’in büyük uğraşlarıyla (twitter’dan takip edenler bilir) oluşan Yeni Medya Düzeni içinde yer almaya, Yeni Medya Düzenini kendince, yeniden ve adil olarak düzenlemeye çalışıyor. 20 Mart 2011 günü yayınlanan Okan Bayülgen’in programına telefonla bağlanarak konu hakk

11 - 11 - 11

Resim
Daha önce 11–02–20–11 adlı yazıda da belirttiğim gibi bu sene rakamlar yönünden oldukça şanslı ve bunu fırsat olarak gören sinemacılar Kasım ayı için bir korku filmi çekmeye başladılar bile. 11.11.11 ‘de vizyona girmesi beklenen aynı isimli filmin yönetmeni Darren Lynn Bousman sinema filminin ilk teaser’ını kendi blogunda yayınladı. 11 11 11 filminden fotoğraflar da bulabileceğiniz site yönetmen korku ve gerilimin doruklarına ulaştırmayı amaçlıyor. Yazıya filmin afişinde sloganla son veriyor ve Kasım ayını iple çekiyorum. Mark the date… You can’t stop what’s coming…